Güzel ahlak hataları eritir. Suyun buzu erittiği gibi. Fena ahlak ta ameli bozar. Sirkenin balı bozduğu gibi

Son İletiler

Sayfa1 2 3 ... 10
1
Hadis / Ramazan ayı girdiğinde cennet ...
Son İleti Gönderen Hizmetci - 16 May 2019 13:00
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır,
cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır."


(Buhârî, Savm 5, Bed'ul-halk 11; Müslim, Sıyâm 1, 2, 4, 5)

 
Hadisten Öğrendiklerimiz:

1. Ramazan, af, rahmet  ve sevabın arttığı, şeytanların etki ve saptırmalarının azaldığı ve dolayısıyla cehennem kapılarının kapandığı bir ay ve müstesna bir zamandır.

2. Kulluk yoğun zaman ve mekânların, rahmet ve bereketi topluca gösterilecek gayretlerle daha da arttırılabilir.

(Riyazü's Salihin - İmam Nevevi Tercüme ve Şerh: Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Yrd. Doç. Dr. Raşit Küçük)
2
Soru&Cevap / ORUÇ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKE...
Son İleti Gönderen snrj - 14 May 2019 14:43
Farz olan Ramazan orucundan başka, vacip, müstehap ve haram olan oruçlar da vardır.

Vacip olan oruç; Ramazan`da kasten bozulan orucun kefareti, Zihâr keffareti, hatâ ile adam öldürme keffareti, yemin keffareti, hacdaki hatâlardan doğacak keffaret, kaza edilen itikâf orucu, adak oruçları gibi oruçlardır.

Müstehap olan oruçlar; Muharrem Ayının dokuzuncu ve onuncu günleri orucu, her kameri ayın onüç, ondört ve onbeşinci günleri orucu, her Pazartesi ve Perşembe günleri tutulan oruç, gibileridir. Bunlara nafile oruç da denir.

Haram olan oruçlar ise; Kurban Bayramı`nin dört günü ile, Ramazan Bayramı`nın ilk günü tutulan oruçlardır.

Ramazan orucu, belirli bir güne adanmış adak oruç ve nafile oruca akşamdan, kaba kuşluğa kadar niyyet edilebilir. Orucun niyyeti, içinden oruç tutmaya karar vermiş olmaktan ibarettir.

Kaza, gün belirtilmeyen adak ve keffaret oruçları için sahur bitmeden önce niyyet etmek, yani içinden karar vermiş olmak gerekir.

Ramazan takvimle ve hesapla değil, Ramazan hilalinin görülmesiyle, ya da Şaban Ayı`nı otuza tamamlamakla başlar.

Ramazan`a başlarken Şaban`ın son günü mü, Ramazan`ın ilk günü mü diye, şüpheye düşülen gün, konuyu iyi bilmeyenlerin oruç tutmaması daha iyidir. Ancak Ramazan hilalinin görüldüğü ilan edilirse, o gün şüpheli olmaktan çıkar. Ramazan olduğu kesinleşir.

Bayram da yine takvimle değil, Şevval hilâlinin görülmesiyle başlar. Ancak bayram hilâlini en az iki adil şahidin görmüş olması gerekir.

Orucu Bozup Keffareti Gerektiren Şeyler:

l. Gıda ve ilaç türünden birşeyi kasten yeme ve içme,

2.Kasten cinsel ilişkide bulunma ve bulunulma,

3.Kan aldırıp ya da gıybet edip, orucu bozuldu sanarak yiyip içmek suretiyle kasten orucunu bozma.

Orucu Bozulup Sadece Kaza Etmesi Gerekenler

l. Âdetli ve lohusa,

2. Oruç tutmakla hastalığı artan hasta,

3.Körpe çocuk emziren anne ya da süt anne,

4.Yolcu,

5.Oruca niyyet etmeden yiyen kimse (Bir isyan olarak kasten yiyenlerin, niyyet etmemiş

olsalar bile keffaret tutmaları gerektiği söylenmiştir). .

6.Öpme, okşama ve el ile (masturbasyon) boşalan,

7.Güneş batmadığı halde battı sanarak iftar eden,

8.Ve şafak söktügü halde sökmediğini sanarak sahur yiyene keffaret gerekmez. Bunlar sadece kaza ile yetinir.

Şimdi sayacağımız şeylerden biri, kasten yapılmış olsa da, oruç bozulur; ancak keffaret gerekmez:

l. Sağ olan kadının önü ve arkası ile, erkeğin arkasından başka herhangi bir varlıga, ya da organa cima etme,

2. Yenilmesi arzu edilmeyen ve gıda özelliği taşımayan taş, demir ve çelik gibi şeyleri yutma,

3. Kendi isteği ile bilerek ağız dolusu kusma.

4. Burundan alınan sıvının boğaza ulaşması,

5. Hukne (lavman) kullanma (Arkadan aletle kalın barsağı temizleme),

6. Kulaga ilaç, yag, v.b. bir şey akıtma,

7. Derin yaraya, karın boşluğuna işleyecek özellikte ilâç koyma.

8. Baştaki yarığa ilaç akıtma,

9. Unutarak yedikten sonra, orucu bozuldu sanıp kasten yeme,

10. Uyurken birisinin boğazına su döküp midesine gitmesi,

11. Uyurken cima edilme,

12. Ramazan`a niyyet etmeden yeme ,

13. Yanılarak yeme,

14. Zorla yedirilme.
3
Hadis / Hiçbir kişi, midesinden daha t...
Son İleti Gönderen Hizmetci - 01 Nis 2019 19:41
Ebû Kerîme Mikdâd İbni Ma'dîkerib (ra)'den rivayet edildiğine göre,
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Hiçbir kişi, midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Oysa insana kendini ayakta tutacak bir kaç lokma yeter. Şayet mutlaka çok yiyecekse, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırmalıdır."

(Tirmizî, Zühd 47)


 
Açıklamalar: Peygamber Efendimiz'in tıka basa doldurulan mideyi tehlikeli ve şerli bir kaba benzetmesi, insan sağlığı ve sıhhati ile yeme içmenin yakın ilişkisini etkili bir şekilde ortaya koyar. Bu dünyada hayatı devam ettirecek miktarda yemekle, yeme içmeyi hayatın gayesi haline getirmek arasındaki farkı iyi kavramak gerekir. Yeme içmede gerekli olan ölçünün, vücudun güç ve kuvvetini devam ettirecek, kişinin yaptığı işte çalışamayacak kadar zayıf düşmesine, Allah'a kulluk görevini yerine getiremeyecek derecede takatsiz kalmasına yol açmayacak bir miktar olduğu kabul edilir. Bunun her kişiye göre az çok değişen bir miktar olacağı da tabiidir. Bu sebeple Peygamberimiz midenin üçte birinin yemek, üçte birinin içecek, geri kalan üçte birinin de rahat hareket etme imkânını sağlayacak nefes alma mikdarı olması gerektiğini söyleyerek, bizlere ideal bir ölçü vermiştir. Hayattaki gayesi, çalışıp çabalaması yemek ve içmek olan bir insanın aklının ve idrakinin normal çalıştığı, yönelişlerinin isabetli olduğu söylenemez. Bu şekilde hareket edenler, yüksek insanlık ideallerine de sahip olamazlar. Böylelerinin helâl ve haram ölçülerine riâyeti de zorlaşır.

İslâm ahlâk ve edebiyle ilgili eserlerin yanında tıp alanındaki eserlerde, devamlı tokluğun meydana getirdiği çeşitli zararlardan bahsedilirken, az yemenin ve açlığın faydaları anlatılır. Bu faydaları İmam Gazzâlî, meşhur eseri İhyâü ulûmi'd-dîn'de sayar. Onları şöyle özetlemek mümkündür:

1. Açlık anında kalbe ve beyne fazla kan hücumu olmadığı için düşünme gücü artar; anlayış ve seziş kabiliyeti gelişir. Sürekli tokluk, tenbellik doğurur ve kalbi köreltir; sür'atli intikal kabiliyetini kaybettirir.

2. Az yemek ve açlık, kalb yumuşaklığı ve gönül huzuru sağlar. Allah'ı anmaktan zevk duymak, etkilenmek ve zikre devam etmek bu sayede mümkün olur.

3. İnsan açlık anında Rabbine daha bir içtenlikle yönelir, kulluğunu idrak eder, acizliğini anlar, Allah'a ibadete yönelir, kibir ve gururdan uzaklaşır, Mevlâ'nın yüceliğini, rahmet ve merhametininin sonsuzluğunu kavrar.

4. Aç kalan insan, muhtaçların, fakir ve yoksulların halini anlar. Tok kimse ise, acın halinden anlamaz. Böylelikle açlık çekenler, Allah Teâlâ'nın nimetlerinin kıymetini bilir, azâbını ve imtihanını unutmaz. Çünkü bir kısım toplumlar kendilerine verilen bol nimetlerle, başka bir kısmı da açlıkla imtihan olunurlar.

5. İnsanı her türlü kötülüğe sevkeden nefistir. Nefse hakimiyet, az yemek ve açlıkla sağlanır. Çünkü Allah'ın emrine isyan ve karşı geliş, kuvvet ve şehvetten kaynaklanır. Kuvvet ve şehvetin kaynağı ise yeme içmedir. Yemeği azaltmak, şehveti ve kuvveti zayıflatır.

6. Açlık, çok uyumayı engeller. Çünkü çok yiyenler çok uyurlar. Çok uyku ise kalbi karartır, zihnin faaliyetlerini engeller, çalışmayı önler. Çok uyuyanlar Allah'a karşı kulluk görevlerini de hakkıyla yerine getiremezler. Âlimlerimiz, çok uykuyu bütün felâketlerin sebebi kabul ederler.

7. Az yemek, ibadetlere devamı kolaylaştırır, kalb ve gönül uyanıklığı sağlar. Aşırı derecede zaman kaybını önler. Ali el-Cürcânî'ye niçin sürekli çorba içtiği sorulduğunda: "Ben kuru lokmayı çiğneyip yutuncaya kadar, yetmiş kere Allah'ı anarım. Bu sebeple kırk senedir ekmek çiğnemekle uğraşmadım" demiştir.

8. Az yemek ve aç kalmak, vücudun sağlıklı kalmasına ve bir kısım hastalıkların yok olmasına sebep olur. Çünkü bir çok hastalığın sebebi oburluktur. Çok yemek, özellikle mide, bağırsak, kalb ve damar hastalıklarının sebebleri arasında önemli bir yer işgal eder. Bu fizyolojik ve biyolojik rahatsızlıklar, rûhî ve psikolojik hastalıklara da sebep olur.

9. Az yiyen ve açlığa tahammül edenler, geçim kolaylığı içinde olurlar. Çünkü onlar az ile idare etmeyi öğrenmişler, oburluğu terketmeyi âdet haline getirmişlerdir.

10. Fakir ve yoksullara, yetim ve öksüzlere bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak, başka insanlara faydalı olmak dinimizin önemli emir ve tavsiyeleri arasındadır. Az yemek yiyenler bu sayede başkalarına yardım edip, hem dünya hem de âhiret hayatlarında mutluluğa ulaşırlar. Bir fakiri, bir yetim ve öksüzü sevindirmenin mutluluğunu hissedebilmek saadetlerin en büyüğüdür.

Hadisten Öğrendiklerimiz:

1. Az yemek, sağlık ve sıhhati korumanın, aklın ve zihnin verimli çalışmasının önemli sebeplerinden biridir.

2. Mideyi tıka basa yemekle doldurmak yerine, üçte birini yiyeceklere, üçte birini içeceklere, üçte birini de boş bırakarak nefes alma kolaylığı sağlamaya ayırmalıdır.

(Riyazü's Salihin - İmam Nevevi Tercüme ve Şerh: Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Yrd. Doç. Dr. Raşit Küçük)
4
Tanışma , Sohbet / Ynt: Regaib Kandili Resimli Me...
Son İleti Gönderen snrj - 07 Mar 2019 15:04
hayırlı kandiller

resimleri kendi sunucumuza yükledim
resim olayı hep bir sıkıntı:S

5
Tanışma , Sohbet / Ynt: Regaib Kandili Resimli Me...
Son İleti Gönderen gecitli - 07 Mar 2019 13:21
snrj hocam şu hizli resime yuklmeyin biz yurt dişinda yaşayanlarin görme şansi malesef yok.  :'(

Hayirli Kandiler
6
Makale & Köşe yazıları / Rabbinin Huzûrundasın!
Son İleti Gönderen gecitli - 07 Mar 2019 13:15
Rabbinin Huzûrundasın!
Cenâb-ı Hak buyuruyor:

"Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür." (Hadîd, 4)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

"Hayâ ancak hayır kazandırır." (Buhârî, Edeb, 77)

Edebin en yücesi; ham insanı ihsan duygusu ile kâmil insan hâline yükselterek, Allâh'a karşı edep sahibi kılmaktır. İhsan, hadîs-i şerifte; «Allâh'ı görüyor gibi kulluk etmek» olarak tarif edilmiştir. Bir başka ifade ile «İhsan»;

«İlâhî kameralar altında olduğumuzun kalpte hiç kaybolmayan bir şuur ve idrak hâline gelmesi»dir.

Şu hâdise, Fahr-i Kâinât Efendimiz'in edep husûsunda ne kadar hassas olduğunu göstermektedir:

Rasûlullah (sav) Efendimiz bir gün zekât olarak toplanan koyunların yanına gitmişti. Koyunların yanında, onlara bakmak üzere ücret mukabili tutulmuş olan bir çoban bulunuyordu. Efendimiz (sav), çobanın orada yarı çıplak vaziyette dolaştığını görünce hemen yanına çağırdı ve;

"‒Bizim için kaç gün çalıştın, bizde ne kadar alacağın var?!." diye sordu.

(Peygamber Efendimiz'in bu suâli üzerine) işten uzaklaştırılacağını anlayan çoban, büyük bir endişe içerisinde;

"‒Niçin yâ Rasûlâllah? Yoksa hayvanların bakımını ve gözetimini güzel yapamıyor muyum?" diye sordu.

Allah Rasûlü (sav) ise, (îmandan bir şûbe olan hayâ hakkındaki hassâsiyetini şu sözleriyle ifade etti):

"‒Hayır, ondan değil! Lâkin ben; aramızda çalışan insanların yalnız kaldıklarında bile, Allah Teâlâ'dan hayâ eden kişiler olmasını arzu ediyorum! Yalnız kaldığında Allah Teâlâ'dan hayâ etmeyen kişinin yaptığı işi istemiyorum! (Allah'tan utanmayan, mahlûkattan da utanmaz.)" (Bkz. Beyhakî, Şuab, X, 196/7370; Mervezî, Tâzîmü Kadri's-Salâh, II, 836)

Her Cuma Bir Esma-ül Hüsna (Allah'ın En Güzel İsimleri)

el-Hakem: Hüküm, Kendisine ait olan, hüküm yetkisini elinde tutan, son hükmü verecek olan, hükmeden, hakkı yerine getiren, ilmi, sözü, işi tam ve doğru olan demektir.

Kısa Günün Kârı

Rabbimiz, bizleri, nesillerimizi ve toplumumuzu yine bir fazîletler medeniyeti tesis edebilmeye muvaffak eylesin. İlâhî terbiyeyle ve Muhammedî edep ile tezyin buyursun.

Lügatçe

hayâ: 1. Utanma, sıkılma. 2. Ar, namus, edep. 3. Allah korkusu ile günahtan.
muvaffak: 1. Allah'ın yardımına ulaşmış, işi rast gitmiş. 2. Başaran, beceren.

Hayırlı Kandiller
7
Tanışma , Sohbet / Regaib Kandili Resimli Mesajla...
Son İleti Gönderen snrj - 06 Mar 2019 18:35
Sizin seçtiğimiz resimli kandil mesajları









8
Tanışma , Sohbet / Regaib Kandili sms ve whatsapp...
Son İleti Gönderen snrj - 06 Mar 2019 18:29
Allah'ım! Recep ve Şaban'ı hakkımızda mübarek eyle, bize Ramazan'a ulaştır. Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

Allah'ım! Lütfundan bize rızk ver, bizi rızkından mahrum etme, bize verdiğin rızıkları bizim için bereketli yap, katında bulunan nimetlere rağbetimizi arttır ve bizi gönül zengini eyle. (İbn Ebi Şeybe, Dua, 42) Kandiliniz mübarek olsun.

Allah'ım! Recep ve Şaban'ı hakkımızda mübarek eyle, bize Ramazan'a ulaştır. Kandiliniz mübarek olsun.

Allah'ım! Bizleri Regaip'le Sana rağbet eden, Miraç ile yücelen, Berat ile kurtuluşa eren, Kadrini idrak ederek Ramazan'ın sonunda cenneti hak eden kullarından eyle! Kandiliniz mübarek olsun.

Allah'ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun...

Allah hikmetiyle bir kapıyı kapatırsa rahmetiyle diğerini açar. Hayırlı kandiller.

İslam'ın nurlu yüzü kalbine dolsun makamınız cennet, Hz. Muhammed (sas) komşunuz olsun günlerinize mutluluk, gönlünüze saadet dolsun Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

Allah gönlünüzden geçen her duayı hakkınızda hayırlı ise kabul etsin. Amin! Hayırlı kandiller...

Gül bahçesine girenler gül olmasada gül kokarlar, kainatın en güzel gülünün kokusu üzerinizde olsun. Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

Taşı mücevher, toprağı insan eden Allah'ım! Zerreyi güneş, damlayı deniz eden Allah'ım! Herkesin sıkıntısını çözen, zorluklarını kolaylaştıran Allah'ım! Bizlere razı olacağın, sana layık ameller işlemeyi nasip eyle... Kandiliniz mübarek olsun.

Fani dünyanın padişahı değilim. Gönül hırkalarını yamar giyerim. Dostlarla ağlar, dostlarla gülerim. Siz sevdiklerime, iyi kandiller dilerim.

Ezan tüm insanlığa okunur, üstüne alınan secdeye gider. Hayırlı kandiller.

'Ben, beni seven ümmetimi almadan cennete girmem' diyen Sevgilinin (s.a.s.) ümmeti olmanın hakkını verebilmek duası ile... Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

Mevla çekirdeğe ormanı gizlemiş, yılanın zehrine derman gizlemiş, tahıl tanesine harman gizlemiş, mübarek gecelere cennet gizlemiş. Kandiliniz mübarek olsun.

Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun. Bu mübarek geceniz sevapla dolsun. Kandiliniz mübarek olsun.

Tüm Müslüman aleminin mübarek Regaib Kandili'ni kutluyorum... Bu hayırlı günde Allah 'Barış, Huzur, Sağlık' nasip etsin.

Rabbim bizi özünden iman edip, gözünden düşmeyen kullarından eylesin. Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

Sofranız afiyetli, paranız bereketli, kararlarınız isabetli, yuvanız muhabbetli, kalbiniz merhametli, bedeniniz sıhhatli, yüzünüz mutlu, Regaib Kandiliniz mübarek olsun...

Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım.

Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin öyle içten öyle samimi ol ki göz yaşlarını bile tebessüme çevirsin. Kandiliniz mübarek olsun.

Bu gece hayırlı bir gece, yüreklerimiz ibadetle çarpsın, gönüllerimiz bir olsun. Regaib Kandiliniz mübarek olsun...

De ki; Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın! Hayırlı kandiller.

Gül sevginin tacıdır, her bahar bir gül taçlanır. O gül ki Muhammed'i (s.a.s.) hatırlatır. Onu hatırlayana gül koklatır. Gül kokulu sevgi dolu nice gecelere. Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

Kalpler vardır sevgiyi paylaşmak için, insanlar vardır dostluğu yaşatmak için kandiller vardır af dilemek için. Kandiliniz mübarek olsun.

Eğilerek yükselmenin adıdır namaz! Regaib Kandiliniz mübarek olsun.

Size karanfilin sadakatini, sümbülün bağlılığını, menekşenin tevazusunu, lalenin gururunu, leyleğin saadetini versek, bize de dua eder misiniz? Kandiliniz mübarek olsun...

Bu gece hayırlı bir gece, yüreklerimiz ibadetle çarpsın, gönüllerimiz bir olsun. Regaib Kandiliniz mübarek olsun!

Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun.

Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi dualarında hayat bulacağı bu gecede dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle kandiliniz mübarek olsun.

Ey Rabbim! Yalvarışım rahmetine güvenimden, her şey kudretinden, içimdeki kırık kalp Allah derken, rahmetini esirgeme üzerimizden! Amin. Kandiliniz mübarek olsun.
9
Hadis / Regaip Kandili Hadisleri
Son İleti Gönderen snrj - 06 Mar 2019 18:26
• İbn-i Abbas (ra) hazretleri: "Resulullah (sav) Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz O'nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O'nu hiç oruç tutmayacak zannederdik." buyurmuştur. (Müslim)

• Muhakkak zaman, Allah(c.c)'ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem bir de Cemaziye'l-âhirle Şaban ayları arasında gelen Recep ayıdır." (Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)

• "Recep ayı Allah(c.c)'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır." (Aclûnî, Keşfu'l-Hafâ, 1/423)

• "Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle derdi: "Allah(c.c)'ım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)

• Kim Recep ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip "Ya Rabbi! onu mağfiret et" derler. [Ebû Muhammed]

• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, "Resûlullah (sav), pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi." buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, "Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin Allah(c.c)'a oruçlu iken arz edilmesini istiyorum." buyururdu. (Tirmizî)

• Allahü Teâlâ, Recep ayında oruç tutanları mağfiret eder. [Gunye]

• "Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Recep'in hepsini tutmuş gibi sevap verilir." [Miftah-ül-cenne]

• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Yala]

• Şu beş gecede yapılan duâ kabul edilir, geri çevrilmez. Regaip gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma geceleri, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı geceleri.) [İbn-i Asâkir]
10
Soru&Cevap / REGAİB NEDİR?
Son İleti Gönderen snrj - 06 Mar 2019 18:19
Regaib Kandili, Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbetedilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı budur.

Bazı rivayetlerde bu gecenin isminin meleklerle telaffuz edildiği ifade edilir. Regaip kelimesi, güzel şeyleri arzu etmek, istemek, elde etmeye gayret etmek anlamlarına gelir. Bu gece ibadet edenin, tövbe edenin arzularının verileceği ümit edilir. Recep ayının fazileti iyilik ayı : Regaip gecesinin içinde olduğu Recep ayında bolca oruç tutulmalıdır. Bu aya 'Recebü'l-asabb' da denilmiştir. Yani; iyiliklerin isabet ettiği Recep ayı. Recep ayına 'tövbe' ismi de konulmuştur. Mümin bu ayda ve özellikle de Regaip Kandili'nde günahlarını bolca kendine itiraf edip tövbe etmelidir.

Peygamberimiz şöyle buyurdular:
"Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Recebin ilk (Cuma) gecesi, Şabanın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir." (Beyhaki, Sünen, Şuabül-İman, 3/342)  Bu sebeple Müslümanlar bu geceleri hep ihya etmişlerdir.

REGAİP GECESİNİN GÜNDÜZÜNDE ORUÇ TUTMANIN ÖNEMİ

Zamanın her anı değerlidir ve boşa harcanan zamanın telafisi mümkün değildir. Bu nedenle insan ömrünün her anı çok değerlidir. Ancak bazı zamanlar vardır ki onların kıymeti diğer zamanlardan daha fazladır. Regaip gecesinin içinde bulunduğu Recep ayı da bunlardan biridir.

Sevgili Peygamberimiz Recep ayı girdiği zaman şöyle buyurdular:

Said İbn Cübeyr'den (r.a.) nakledildiğine göre: "Recep ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbn Abbas'ı (r.a.) dinledim şöyle demişti: "Resulullah Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz; galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde oruç tutacak) derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi (ki biz galiba hiç oruç) tutmayacak derdik. (Ebu Davud, Sünen, K. Savm 56, (II, 811))
Sayfa1 2 3 ... 10
MENU ×